Vesayet Davası (Kısıtlılık)

Vesayet Davası (Kısıtlılık)
06/10/2023

Vesayet Davası (Kısıtlılık)

VESAYET

Bazı yetişkinlerin veya velayet altında olmayan küçüklerin maddi ve kişisel menfaatlerini korumak amacıyla düzenlenen bir hukuk kurumuna vesayet denir. 4721 sayılı Medeni Kanun tarafından düzenlenmiştir. Vesayet, genellikle yetişkinler ve akıl sağlığı yerinde olmayan bireylerin aileleri tarafından başvurulan bir hukuk yoludur. Bu hukuki durum, tam kapsamlı bir şekilde anlaşılması gereken önemli bir hukuki konudur.

Bir kişinin vesayet altına alınması, yasal bir zorluk nedeniyle olabileceği gibi bazı durumlarda kişi, kendi isteği doğrultusunda mahkemeden vesayet altına alınmayı talep edebilir. Vesayet altına alınan her kişiye bir vasi atanır. Vasi, vesayet altındaki küçükler ve kısıtlı kişilerin malvarlığını ve tüm menfaatlerini koruma ve hukuki işlemlerde temsil etme sorumluluğuna sahip olan kişidir.

Vesayeti Gerektiren Durumlar

Medeni Kanun'a göre vesayeti gerektiren durumlar şunlardır:

  1. Kısıtlama: Kişinin kısıtlanması ve bu nedenle kişinin menfaatlerinin korunması gereken durumlar.

  2. Hapis Cezası Alma: Bir kişinin hapis cezası alması, vesayet altına alınmasını gerektiren bir durum olabilir.

  3. Yaş Küçüklüğü: Küçük yaşta olan kişilerin menfaatlerini korumak amacıyla vesayet uygulanabilir.

  4. Kişinin Kendi İsteğiyle Vesayet Altına Alınması: Kişinin kendi rızasıyla vesayet altına alınmasını talep etmesi de vesayeti gerektiren bir durumdur.

Bu durumlar, kişilerin haklarının korunması amacıyla vesayetin gerektiği hukuki koşullardır.

Vesayet Davasının Sonucu Nasıl Belirlenir?

Vesayeti gereken kişiler tanımlandığında, haklarını korumak ve teminat altına almak için onlara yol gösterecek olan vasiyi belirlemek amacıyla vesayet davası açılır. Bu dava, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür ve sonrasında denetim süreci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde gerçekleştirilir. Ayrıca, Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilen dilekçe ile dava resmi olarak başlatılır. Vesayet davasında karşı taraf bulunmaz, çünkü amaç, kısıtlı kişinin haklarını korumak ve teminat altına almaktır. Bu nedenle alacak durumu söz konusu değildir. Dava süreciyle ilgili temel noktalar şunlardır:

  • Dava, içerik ve vasilik durumuna bağlı olarak 120 ila 331 gün içinde sonuçlanmalıdır. Bu süre içinde tüm dava aşamaları kontrol altına alınmalıdır.

  • Vasilik davası sona erdikten sonra, vasi olarak atanan kişi, vasilik belgesini alır. Bu sayede 2 yıl boyunca ve gerektiğinde 2 yıl daha kısıtlı kişinin vasisi olma hakkını kazanır.

  • Vesayet davası sona erdikten sonra, vasi olarak atanan kişi taşınmaz malların satışını gerçekleştirebilir. Ancak bu durumda kısıtlı kişinin çıkarları gözetilmelidir. Ayrıca izin almak, vesayet makamının görüşüne bağlıdır.

Vesayet davası, kişilerin haklarını koruma ve hukuki çıkarlarını güvence altına alma amacını taşır ve mahkemelerde hassas bir şekilde ele alınır.

esayet Davası ve Vasinin Atanması (Tayini) Nedir ve Hangi Koşullar Gereklidir?

Vesayet veya vasi atanması davasında bazı koşulların karşılanması gerekmektedir.

  • Vasi atanması talep eden kişinin, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'na uygun bir dava dilekçesi hazırlaması gerekir.
  • Kısıtlama kararının neden gerektiği ve vasi atanması gereken sebepler, kanıtlarla birlikte sunulmalıdır.
  • Kısıtlama kararı talebi için yetkili mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.

Türk Medeni Kanunu'nun 418. maddesine göre, kısıtlılar, kamu hizmetinden men edilmiş veya kötü bir yaşam sürmüş olanlar, menfaatlerin vasi atanacak kişiyle çatıştığı durumlar, kişiler arasında düşmanlık bulunduğunda vasi olarak atanamazlar.

Vasinin Görevleri ve Yetkileri

Türk Medeni Kanunu'nda vasinin görevleri ve yetkileri net bir şekilde açıklanmıştır. Vasinin görevleri şunlardır:

  1. Vasi atanmasına karar verildiğinde, derhal yönetilecek malvarlığıyla ilgili kayıtlar tutulmalıdır. Bu kayıtları vasi veya vesayet makamı tarafından görevlendirilen bir kişi tutar.

  2. Vasi, vesayet altındaki kişinin kişisel ve malvarlığıyla ilgili çıkarlarını korumakla yükümlüdür.

  3. Eğer vasi, görevini yerine getirirken vesayet altındaki kişiye zarar verirse, bu zarardan sorumlu tutulur.

  4. Vesayet altındaki kişinin kişisel veya malvarlığı yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz kazanması için belirlenen millî bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilebilir. Vasi, bu yatırım işlemini bir aydan fazla geciktirirse, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.

  5. Eğer vesayet altına alınan kişi bir çocuksa, vasi çocuğun eğitimi ve bakımı için gerekli tedbirleri almalıdır.

  6. Vasi, vesayet altındaki kişiyi tüm hukuki işlemlerinde temsil eder.

Vesayet altındaki kişi ayırt etme yetisine sahipse, vasi tarafından gerçekleştirilen işlemlere ve eylemlere karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir. Aynı şekilde herhangi bir ilgili kişi de vasi tarafından gerçekleştirilen işlemlere karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir.

Vesayet Makamının İzni Gerektiren İşler

Vesayet makamı genellikle Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenir. Ancak bazı durumlarda, vesayet makamının değil doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin izni gereklidir. Bu işlemler şunları içerebilir:

  • Taşınmazların satın alınması veya satılması
  • Taşınmazların rehin verilmesi
  • Taşınmazlar üzerinde ayni hakların kurulması
  • Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında taşınır veya diğer hak ve değerlerin alınması, satılması, devri ve rehin verilmesi
  • Olağan yönetim sınırlarını aşan inşaat işleri
  • Borç verme veya borç alma işlemleri
  • Uzun vadeli taşınmaz kira sözleşmeleri yapılması
  • Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapma (ancak acele bir durum varsa vasi geçici önlemler alabilir)
  • Mal rejimi ve miras sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler
  • Kambiyo taahhüdü verme
  • Borç ödeme yeteneği olmadığını beyan etme
  • Vesayet altındaki kişi için yaşam sigortası yapma
  • Çıraklık sözleşmeleri
  • Vesayet altındaki kişinin bakım, eğitim veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi
  • Vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri değiştirilirken Sulh Hukuk Mahkemesi'nin izni gerekebilir.

Yukarıda belirtilen işlemleri vasi, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin iznini almadan gerçekleştirirse, bu işlem sonradan mahkeme tarafından onaylanmazsa geçersiz sayılır. Yani mahkeme daha sonra işleme onay verirse, işlem ancak o zaman geçerlilik kazanır.